BEDEN OLUMLAMA HAREKETİ

Danışmanlık merkeziniz için veya sizin için özel tasarlanmış bir websiteniz olmasını ister misiniz?

BEDEN OLUMLAMA HAREKETİ

Seslendiren: Rabia Göktaş

    Son dönemde internette, sosyal medyada sık sık karşımıza çıkan, fakat maalesef bazen yanlış yorumlanabilen, yeterli bilgiye sahip olmadığımız bir kavram "Beden Olumlama". Aslında üllkemizde son birkaç yıldır daha sık duyduğumuz bir kavram olmasına rağmen 1960’lı yılların sonlarında Amerika’da kilolu insanların haklarını korumak, kilolu olan insanlara karşı olan ön yargıları engelleyebilmek adına başlamıştır.

    PEKİ NEDİR BU ‘’BEDEN OLUMLAMA’’ ?

"Beden olumlama"yı açıklamak gerekirse, günümüzdeki tanımlamayla kadın, erkek, lgbt birey fark etmeden toplumun, TV’nin dayatmış olduğu kalıplara bağlı kalmadan, bize aktarılan ve benimsetilmeye çalışılan güzellik anlayaşına karşı çıkan bir harekettir. Bu hareketteki asıl amaç kendimizi sevmemiz, vücudumuzu olduğu gibi kabul edebilmemiz… Cildinizde lekeler olabilir, kilolu olabilirsiniz, selülitleriniz, çatlaklarınız olabilir, kısa boylu/uzun boylu olabilirsiniz, beden olumlama hareketinde önemli olan tüm bunları kabullenerek kendi bedeninizi sevmeniz ve kabullenmeniz. Bedeninizle ilgili kararları kendinizin verebilmesi ve bu konuda özgür hissedebilmeniz, suçlu ve mutsuz hissetmemeniz bu hareketin önemli noktalarından birkaçı. Beden olumlama hareketinin savunucularını çoğunlukla kadınlar oluşturmakta, çünkü maalesef toplumda kadınlara yüklenen "ideal beden", "ideal güzellik" anlayışı ve bu standartlara uymaya çalışma kaygısı/stresi kadınları beden olumlama hareketinde daha çok öne çıkmaya zorlamakta.  Sürekli olarak değişen güzellik standartları ve buna kadınların ayak uydurmasının beklenilmesi hatta ayak uydurulmadığı zaman aşağılayan ve değersizleştiren yargılarda, eleştirilerde bulunmak özellikle kadınların üzerinde olumsuz bir psikolojik etki bırakmakta ve kendilerini sürekli bir baskı altında hissetmelerine neden olmaktadır.  "Kadının beli ince olmalı, dudakları dolgun olmalı, burnu küçük olmalı, göbeği olmamalı" gibi  -meli, -malı’lar birçok kadının özgüvenini zedelemekte ve kendine olan inancını kaybettirmektedir. İşte bu noktada ‘’Beden Olumlama Hareketi’’ sevilmek ya da değerli hissedebilmek için kimsenin göz zevkine uymaya çalışmadan, kimseyi memnun etmeye çalışmadan aslında görüntümüzden çok daha fazlası olduğumuzu hatırlatan bir sosyal hareket.

      Fakat maalesef, ülkemizde standartların dışındaki özellikle kadın bedenlerine nefretle ve linç edici sözlerle yaklaşılıyor. Hatta 11 yaşındaki bir kız çocuğu bile kilolu olduğu için nefret söylemleri, aşağılanmaların hedefi oluyor ve sosyal medya üzerinden yüzlerce olumsuz yorum alabiliyor. Küçüklüğünden itibaren "Güzel olmak eşittir zayıf olmak, selülitsiz ya da lekesiz olmak’’ gibi yorumları dinleyen ve içselleştiren kişiler ise kendini değersiz ve çirkin hissediyor. Zayıflama hapları, yanlış beslenme şekilleri, şok diyetler uygulayarak kısa yoldan ideal güzelliğe ulaşmaya çalışıyorlar.

      Adeta bedenimizi cezalandırıyoruz. Heyecanla, sabırsızlıkla bekleyeceğimiz tatiller bile bizim için kabus gibi geçebiliyor bedenimize güvenmediğimiz için. Asla o anın tadını çıkaramıyoruz, denizin, ağaçların güzel kokusunu içimize çekip stresimizi attığımız bir tatil geçiremiyoruz.  İşte bu noktada önemli olan ve beslememiz gereken taraf ise ‘’ÖZ SEVGİMİZ’’.      

             BEDEN OLUMLAMA HAREKETİ NE DEĞİLDİR?

  1. Şişmanlığa özendirme ya da şişmanlığı övme hareketi değildir. Bireylerin kendi bedenlerini sevmesini savunan, kalıplaşmış ve dayatılan güzellik anlayışının dışına çıkan bir harekettir. Kişi görünüşünden memnun değilse bile bu kararı toplumun değil kendisinin veriyor olması önemlidir.
  2. Feminist bir oluşum değildir. Bu harekette kadın, erkek bütün bireyler vardır; fakat; kadınlar bu baskıya daha çok maruz kaldıkları için daha fazla ön planda olabiliyorlar.
  3. Sağlıksız beslenmeyi, hareketsizliği destekleyen bir hareket değildir! Sağlığınızın olumsuz etkilediği bir kiloyu değil, en ufak bir kilo artışında oluşan kaygıyı, mutsuzluğu, özgüven düşüklüğünü engellemeyi ve kendini kabul edebilmeyi destekler.

    Aslında bu harekette önemli olan ve değiştirmek istenilen şey; dış dünyanın etkisiyle kendimize koyduğumuz sınırlar, vücudumuza verdiğimiz cezalar ve algı olarak yanlış tanımladığımız güzellik anlayışımız. Beden Olumlama Hareketi "Herkes gibi olmak zorunda değilsin! Kendi bedenini kabullen, sev; bulunduğun bedene sahip çık." Mantığıyla yola çıkıyor. Bu nedenle de sağlığınızı olumsuz anlamda etkilemediği sürece ‘’Bedenini sev!’’ sloganını kabullenebilmek ve içselleştirebilmek hayatınızı bambaşka bir yöne götürecektir. Ne olursa olsun, ne kadar çabalarsanız çabalayın bu düşüncelerden takıntılı şekilde vazgeçemediğinizi düşünüyorsanız bir uzmandan destek almak size yardımcı olacaktır.

     Sevgilerle.

Paylaş:
Cansu Avcı
Cansu Avcı

KLİNİK PSİKOLOG CANSU AVCI Lisansımı Yeditepe Üniversitesi’nde yaptıktan sonra, eğitimime Okan Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans ve Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programlarıyla devam ettim. Lisans sürecinde Tekirdağ Devlet Hastanesi, Dora Hastanesi gibi sağlık kuruluşlarında stajyer psikolog olarak yer aldım. Bunun yanı sıra Mor Çatı gönüllüsü/Psikolog Feride Güneri’nin üniversitede verdiği Sosyal Sorumluluk Projesi dersi kapsamında bir özel eğitim merkezinde bulunan engelli çocuklar ve ailelerine destekleyici firma bulup kıyafet yardımı yaparak ve özel günlerde verdikleri organizasyonlara gönüllü olarak destek verdim. Yüksek lisansım süresince Doç. Dr İrem Erdem Atak’ tan süper vizyon alarak danışan gördüm. Ayrıca bu süreçte KAÇUV (Kanserli Çocuklara Umut Vakfı) önderliğinde Şişli Etfal Hastanesi’nde kanser tedavisi gören çocuk ve ailelerine destek görüşmeleri yapmaya devam ettim. Bu süreçteyken Psikiyatrist Alp Karaosmanoğlu’ndan Şema Terapi ve Doç. Dr. İrem Erdem Atak’tan Peri Masalları Testi eğitimini aldım. Daha sonra obezite ve yeme bozuklukları üzerine çalışan özel bir klinikte 4 sene boyunca danışan görmeye devam ettim. Bu süreçte duygusal yeme, tıkınırcasına yeme, alışkanlık değişiklikleri, motivasyon, anksiyete, özgüven problemleri, depresyon, ilişki problemleri, beden algısı bozuklukları gibi konularda oldukça fazla sayıda danışanla seanslar yaptım. Daha sonra Nefes Okulu’nda, nefes terapiyi öfke/stres kontrolü, anksiyete, obezite ve birçok psikolojik/fizyolojik problemlerde nasıl uygulayabileceğim hakkında eğitim aldım. Şu an Göztepe’de bulunan ve kurucusu olduğum Empati İstanbul Danışmanlık Merkezi’nde seanslarımı yürütmekteyim. Projeler Ergenlerde benlik saygısı, beden algısı ve yeme bozukluğu Obezite ve dürtü bozukluğuyla ilişkisi

Yorumlar
Yorum yaz...