ÇOCUKLARIN GELİŞİMLERİNİN İZLENMESİ VE DESTEKLENMESİ

Bizi Instagram'da takip etmek ister misiniz?

ÇOCUKLARIN GELİŞİMLERİNİN İZLENMESİ VE DESTEKLENMESİ

Büyüme ve gelişme aynı kavramlarmış gibi algılanır. Ancak bu iki kavram farklı anlamlara gelmektedir. Öncelikle büyüme ve gelişmenin tanımlarını yaparak başlayalım;

Büyüme, canlının boyut ve ağırlık yönünde artış göstermesi iken; gelişim, organizmanın döllenmeden başlayarak büyümeyle birlikte yapı - fonksiyonlarının olgunlaşma, öğrenmenin etkileşimi ve hayatta daha karmaşık şeyleri yapabilecek farklı becerileri edinmesidir.
Başka bir tanımla gelişim, organizmanın bedensel (fiziksel görünüm ve motor becerileri), zihinsel (bilişsel), dilsel, duygusal ve sosyal yönden en son aşamaya ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme kaydeden değişimidir.
Bu değişim süreklidir. Bu sürekliliğin hızı her dönem de farklılık gösterir ve her gelişim döneminin kendine özgü özellikleri vardır. Döllenmeden doğuma kadar olan evrede büyüme hızlıdır. Bebeklik döneminde büyüme çok hızlı bir şekilde sürerken, iki yaşına kadar olan sürede büyüme hızı, doğumdan önceki evreye göre daha yavaştır ancak iki yaşından sonraki evreden daha hızlıdır. Duyu organları üç yaşına kadar görevlerini yapabilecek duruma gelir. Bunun yanında beynin gelişimi üç yaşına kadar şekillenir, beş yaşına geldiğinde bu şekillenme %90'a kadar ulaşır. Çocuk altı yaşına geldiğinde sinir sistemi gelişmiş olur. Okul çağına kadar birçok kişilik özellikleri çocukta yerleşmeye ve kökleşmeye başlar. Bunun yanında 0-6 yaş aralığı en kritik dönem olmakla birlikte; çocuğun, bağışıklık sisteminin temelleri atıldığı, beslenme alışkanlıklarının belirlendiği , boy-kilo endeksinin ilk sinyallerini verdiği dönemdir. 12-14 yaşlar arasında beden gelişiminde yeniden görülen hızlanma ilk yaşlardaki kadar hızlı değildir.
Gelişim alanları birbirleriyle ilişkilidir. Yani bir alandaki gelişim, diğer gelişim alanındaki gelişim sürecini etkiler. Bunun yanında gelişim alanları çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Yani bireysel farklılıklar görülür. Örneğin; ikizlerden biri motor becerilerinde son derece yetkin fakat dil becerilerinde yaşının daha gerisinde geliyor iken, ikizi dil becerilerinde bir çok yolu önceden almış fakat motor becerilerinde daha acemi olabilir. Bu farklılıkların normal gelişim sınırları içinde mi yoksa gelişimsel gerilik işaretleri mi olduğunu anlamak için de çocuğun çocuk gelişim uzmanları tarafından kontrol edilmesi çok önemlidir.

Çocukların gelişimlerine yakından bakarken çocukların doğuştan getirdikleri genetik özellikleri ve içinde büyüdükleri aile, ailenin içinde bulunduğu toplum, kurumsal topluluklar ile diğer sosyal çevrelerindeki farkları göz önünde bulundurulmalıdır.
Genellikle evrensel davranışlar (yürüme gibi) çevresel faktörlerden daha az etkilenirken ; dil gelişimi gibi evrensel olmayan davranışlar daha çok etkilenir.

Çocuklarda büyüme ve gelişme yaşa ve cinsiyete göre de farklı gelişim özellikleri gösterir. Bunun için yaşın tam olarak bilinmesi gerekir. Örneğin; ergenlik dönemlerinde erkek ve kız çocuklarının boy artışlarındaki, fiziksel görünümlerindeki farklılıklar gibi.

Çocukların gelişim özelliklerini bilmenin önemli noktaları aşağıda sıralanmıştır:

Ebeveyn ya da eğitimcilerin çocuklardan beklentilerinin gerçekçi düzeyde olmasını sağlar. Örneğin; iki yaşındaki çocuktan düzgün konuşmasını, dört yaşındaki çocuktan yazı yazmasını beklemek gerçekçi beklentiler olmaz.
Çocuklarınızın davranış nedenlerinin ele alınması gelişim özelliklerini destekleme yönünde doğru ve sağlıklı yönlendirme yapmanızı sağlar.

Çocuklarınızın gelişimlerini gözlemlemek çocuklarınızı tanımanızı sağlar.
Çocuklarınızın gelişimlerini bilmek, çocuklarınızın gelişim düzeylerine uygun planlar izlemenizi sağlar.

Çocuklarınızın yaptığı her olumlu ve olumsuz davranış da çocuklarınıza gerekli geri bildirimleri vermenizi sağlar.

Davranışlar ve gelişimlerin değerlendirilmesi, problemli davranışların ortaya konması, ruhsal gelişimin yolunda gidip gitmediğinin anlaşılması, kişilik gelişiminde sapmalara ait ipuçlarının elde edilmesini sağlar.
Çocuklarınızın akademik başarılarına, bilişsel (zihinsel), sosyal, dil, motor gelişimlerine büyük katkılar sağlar.

Çocuklarınız "Neleri yapmayı seviyor?", "Neleri daha rahat ve kolay yapıyor?" görmenize, iyi yaptığı kısımları geliştirmenize, daha iyisini yapmak için onu teşvik edip, ona yardım etmenize, yapmakta zorlandığı alanların gelişmesine katkı sağlar.

Sevgili ebeveynler! Sizin de bildiğiniz üzere; çocuk eğitimi, ailede başlar. Çocuk eğitiminde, çocuklarınızın gerektiği şekilde yetiştirilmesi ve onların topluma hazırlanmasında sizlere büyük oranda görevler düşmektedir. Çocuklarınızın gelişimlerini desteklemede size düşen görevlerin bir kısmı aşağıda sıralanmıştır:

Ebeveynler, çocuğunuzun yaşı ve yeteneklerine uygun istekte ve yönlendirmelerde bulunmalısınız.
Çocuklarınızın davranış özelliklerini gözlemleyerek, onların ruh dünyalarına inerek, duygu ve düşüncelerini anlamalısınız.

Çocuğunuz ile yaptığınız etkileşime, iletişime, yaklaşım tarzlarınıza dikkat etmeniz gerekli çünkü çocuklarınız yaptıklarınızı ve söylediklerinizi model olarak alır. Bu durum sadece çocuklarınızın psikolojik gelişimlerini değil, sosyal ve ahlaki açıdan da gelişimlerini etkiler. Unutmayın ki iyi bir çocuk, sizin çocuğunuza ve topluma karşı iyi bir modellik göstermeniz ile olur.
3-4 yaşlarında çocuklarınıza cinsel gelişim ile ilgili bilgileri vermeye başlamalısınız. Nasıl vereceğiniz konusunda yeterli bilgiye sahip olduğunuzu düşünmüyorsanız uzmanlardan da yardım alabilirsiniz.
Çocukların gelişimlerinde çok belirgin farklar olmadıkça hiçbir şey çocuklar hakkında gerçek bilgiler vermez, hemen paniğe kapılıp çocuklarınızı ve eşinizi de endişelendirmeyin. Eğer çok belirgin farklar varsa da bir uzmanla görüşme yapmak daha doğru olacaktır.
Çocuklarınızı diğer çocuklarla kıyaslamayın. Bireysel farklılıklardan dolayı her çocuğun kendine özgü özellikleri vardır. Bu kıyaslamalar ile çocuklarınızın kişilik gelişimlerini zedelediğinizi unutmayın.

Çocuklarınıza ceza ve dayak yöntemlerini uygulamayın. Dayak ve ceza, kısa süreli istenmeyen davranışa son verse de uzun dönemde doğruyu öğretmez. Bu yüzden dayak ve ceza doğru bir yöntem değildir. Çocuğa fiziksel ve ruhsal açıdan zarar verir. Dayak ve ceza yöntemiyle çocuğunuzun size kin tutmasını da sağlayabilirsiniz. Ceza veya dayak yerine uygun bir dille ve güzellikle karşınıza alarak konuşmayı denemelisiniz.

Çocuk yetiştirme konusunda çok sabırlı olmanız gereklidir. Fakat “çocuktur bu” deyip de her şeyi yapmasına müsaade etmemelisiniz. Eşinizle birlikte çok ağır olmayan ve konulması gerekli kurallar belirleyin. Eşinizle birlikte bu kurallarınız da tutarlı ve kararlı olun ki çocuklarınız dengesizlik içine düşmesin. Yani oluşturduğunuz kuralların net bir karşılığı olsun.
Çocuklarınıza sürekli kitaplar okuyun. Çocuklarınızın kitap okumayı sevmesi için de, çocuklarınıza baskı uygulamak yerine çocuklarınızla birlikte kitaplarla etkileşime geçin ve sizler de kitap okuyarak gözleri önünde güzel bir model olun.

Çocuklarınızın konuşmasına ve seçim yapmalarına fırsat tanıyın. Çocuklar konuşarak kendilerini daha rahat ifade ederler. Çocuklarınızı sabırla dinleyin.

Çocuklarınız olumsuz veya kötü bir şey dediğinde hemen çocuğunuzu azarlamak, yalan-yanlış şeyler söylüyorsun demek, söylediklerinizi baskıyla kabul ettirmek yerine uygun bir dille yaptığı konuşmayı düzeltin.
Çocuklarınızı uzun süre teknolojiden uzak tutmaya çalışın. Çocuklarınızla birlikte vakit geçirin, oyunlar oynayın. Çalışıyorsanız bile işten gelince çocuklarınızla vakit geçirmeyi ihmal etmeyin.
Çocuklarınızın beslenmesine dikkat edin. Çocukların beslenmeleri, büyümeleri ve gelişmeleri açısından çok önemlidir.
Çocuklarınıza da sorumluluklar verin. Bu sorumlulukların geri bildirimi olarak aferin demeyi veya ödüllendirmeyi unutmayın. Ama her yaptığı davranışın geri bildirimi olarak aferin demeyin veya ödüllendirmeyin. Sosyal pekiştireçleri zamanına ve yerine göre kullanın.
Çocuklarınızı istediğiniz modelde yetiştirmek yerine, diğer çocuklardan farklı, bağımsız, özgün, zeka ve kişilik özellikleri olan bir birey olarak kabul ederek yetiştirmeye çalışın.

Elçin Sünbül
Okul Öncesi Öğretmen Adayı

Paylaş:

Etiketler:

Elçin Sünbül
Elçin Sünbül

Merhabalar. Başkent Üniversitesi'nde Okul Öncesi Öğretmenliği okuyorum. Yazılarımı sizinle paylaşmak için buradayım. Araştırma yapmayı ve psikoloji türünde kitaplar okumayı çok seviyorum. Çocukları da çok seviyorum. Keyifli okumalar... 😊

Yorumlar
Yorum yaz...