MOTTOLAŞTIRABİLENLERDEN MİSİNİZ?

Danışmanlık merkeziniz için veya sizin için özel tasarlanmış bir websiteniz olmasını ister misiniz?

MOTTOLAŞTIRABİLENLERDEN MİSİNİZ?

Seslendiren: Songül Öztürk

Kalbini duy, onu dinle. Bugün canı koşmak mı istiyor koş, atlı karıncalara binin mesela bir gün, bir gün hiç olmadık bir yerde hiç olmadık birine aşık olmasına izin ver onun. Sonra kıştan kalma kar kütlelerini kır kalbinin, her gün mis kokulu çiçekler sun ona, bilsin baharı hatta yok yok bilmekle kalmasın yaşasın baharı sonra bir gün kendisi bahar olsun belki daha başka bir gün de başka kalplerin baharı…
Gününü sev, gündüzünü, geceni… Doğrularını, yanlışlarını sev; aynaya yansıyan suretini, gülüşlerini sonra kendini, hatta en çok kendini. Mevsimleri sev, tüm hava durumlarını sev; bırak ruhun rüzgarın uğultusunda dans etsin. Sevdikçe güzelleştim, sevdikçe güzelleşirsin, sevdikçe güzelleşeceğiz. Sev…
Toplarlar diye güneşi gününün baş köşesine koymaktan bi an olsun vazgeçme ve koparmasınlar diye gönül bahçene çiçekler dikmekten… Asıl güneşin ruhunda doğup, çiçeklerinse şah damarlarında açtığını unutma. Kapatıp da dert perdelerini kendi karanlığını kendin yaratma, sabah olmayı bil mesela. Yaşamak kadar vazgeçilmez olan yanını sırf yara alırım diye kanser hücreleriyle boğuşturma. Ahh dokular öyle kolay öyle kısa zamanda yeniliyor ki kendini hiç geçmez dediğin yaralar öyle bir iyileşiyor ki doğal seyrine bırakırsan eğer; nasıl ki havaya hiç karışmadığın gibi …
Düş, kalk sonra yine düş ama hep koş, yolun taşına aldırmadan yolun yanındaki çiçek kokularını duyarak koş. Kuşların uçabilmesi için kendi gökyüzünü yarat sonra onu istediğin renge boya: sarı olsun mesela sonra belki mor ya da dünyanın tüm renklerinden bir karışım yarat ama siyah asla: siyahtan çok var, herkes her yer her şey siyah ama sen alabildiğine mavi ol alabildiğine çiçek kokla.
Sonra affet; önce kendini affet sonra ömründen çalan, hep alan ama hiç vermeyen, tüm iyi niyetini sömüren, sessizliğinden kendine güç çıkaran, seni ve hislerini hor kullanan insanları çıkar hayatından ama affet. Affet ki yoklukları bile yük olmasın gönlüne…
Gerçekten bir gün çok mu yoruldun gökyüzün dar geldi de çiçeklerin mi soldu… Vaz mı geçeceksin bunu gerçekten istiyorsan vazgeç ama yaşamasına son verdiğin ilk şey hayatın olmasın… Fazlalıklardan başla mesela, ağırlıklardan… Baştan uca buz tutan şeyin bedenin olmasına izin verme ve kararan gökyüzünün ruhun olmasına… Dün erkendi yarın geç, ama pişmanlık çok güç . Ve ölüm o kadar basit bir eylem ki böyle bir eylemim altında kalbinin imzasını görmekten deli gibi kork.
Yeniden başla en baştan; bugünden mesela… Sizce de hava bugün her şeye yeniden başlamaya çağırmıyor mu hepimizi? Gün aydın ve izin verirseniz kalbinize eğer bir gün gerçekten; gün hep aydın…?

Paylaş:

Etiketler:

Songül Öztürk
Songül Öztürk

 Gaziantep Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık mezunuyum. Öğrencilik hayatım boyunca olsun sivil hayatım boyunca olsun -kısa bir süre de olsa- her zaman okumanın bahşettiği eşsiz dünyayı gezinirken yazmanın rahatlatıcı kıyısında buldum kendimi ve hep bir ileriye ulaşmayı, bugünümü dünden farklı kılmayı nihai amacım bildim bunun için çabaladım ve hep de çabalayacağım. Yaşamak denilen bu serüvende ilerlemenin, değişim ve gelişimin uçsuz bucaksız evreninde  birlikte gezinmek benim için büyük keyif olacaktır. İyi okumalar:) 

Yorumlar
Yorum yaz...