Okul Öncesi Dönemde Yeme Alışkanlıkları

Bizi Instagram'da takip etmek ister misiniz?

Okul Öncesi Dönemde Yeme Alışkanlıkları


Sofra başı harika bir ortamdır. Aile içi etkileşim ve aile yaşantısı burada gerçekleşir. Ancak karşılıklı alışveriş, sohbet ve hoşgörülü paylaşım gibi olumlu yönlerin yanı sıra bu ortam, aynı zamanda bazen hem ebeveynlerin hem de çocukların sinirlerini bozabilir. Zira sofra sıklıkla güç çatışmalarının yaşandığı bir arenadır. Bu çatışmalardan kaçınmak her zaman mümkün olmasa da, bazı küçük yardımcılarla bunları azaltabilir ya da zarif bir şekilde yönünü değiştirebilirsiniz.

Yemek yeme ihtiyacı, çocuğun içinde olduğu gelişimsel döneme göre değişiklik gösterebilmektedir. İştahsızlık, yemek seçme, yavaş yemek yeme okul öncesi dönemde sıkça karşılaşılan durumlardır. Özellikle okul öncesi kuruma yeni başlayan çocuklar, anne-babadan ayrı kalma süresinin artması ile yemek esnasında daha yavaş veya daha az yeme eğilimi gösterebilirler.


Çocuklarda yeme alışkanlıklarının oluşturulması aşamasında yardımcı olabilecek bazı bilgiler şunlardır:

  • Yeme problemi yaşayan çocuklara ‘sabırla’ yaklaşmak gereklidir,
  • ‘Hadi çabuk bitir, çiğne ağzındakini’ şeklinde verilen uyaranlar çocuğun daha yavaş yemesine sebep olabilir, çünkü bu uyaranlarla çocuk kendisi ile ilgilenildiği hissine kapılabilir, gereken ilgiyi yemek esnasında görmeye çalışabilir.
  • Sofra adabını öğretmek ve her gün aynı saatlerde yemek yemek bir yeme düzeni oluşturulmasında fayda sağlar.
  • Çocuğun tabağındaki tüm yemeği bitirmesini beklememek gerekir, yemek süresi belirlemek ve bu süre boyunca (30 dk. gibi) yemesi gerektiğini hatırlatmak,
  • Birden fazla yemek seçeneği sunmak ve çocuğun sevdiği bir yemeği  bu çeşitlenmenin içinde tutmak fayda sağlayacaktır.
  • Porsiyonların küçük olması, çocuğa uygun çatal kaşık kullanımı ve yemek yeme eyleminin çocuğun kendisine bırakılması yemek yeme davranışını çocuğun gözünde bir angarya olmaktan çıkaracaktır.
  • Çocuklarla oynanacak bazı oyunlar yemek yemeyi angarya olmaktan çıkarıp, daha eğlenceli bir hale getirebilmektedir. Örneğin; yemeği gözleriniz kapalı olarak tadıp, tadının ve şeklinin başka nelere benzediğini tarif edebilir, yiyeceklere çeşitli sebzelerle yüz ifadeleri ekleyip onları konuşturarak iştah açıcı minik lokmalar yaratabilirsiniz.

Genel olarak yeme problemi yaşayan çocukların öncelikle fiziksel bir muayeneden geçirilip, çiğneme ve yutma fonksiyonları değerlendirilmeli, doktorun önereceği takviyelerle çocuğun gelişimi desteklenmelidir.

Ayrıca yeme problemleri aile yaşantısında meydana gelen ölüm, boşanma, ev değişikliği, aileye yeni bir kardeşin katılması gibi değişimlerden de kaynaklanabilmektedir. Bu gibi durumlarda psikoloji uzmanlarından yardım alınması gerekmektedir.

Paylaş:

Buse Özmen
Buse Özmen
Merhaba, ben Buse Özmen, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık mezunuyum.