Panik Bozukluk

Bizi Instagram'da takip etmek ister misiniz?

Panik Bozukluk

Kaygı, beklenen bir problem karşısında endişe duymaktır. Korku ise o anda var olan tehlikeye karşı oluşan tepkidir. Korkuda "şu an" kaygıda "beklenen" yönüne odaklanılır. Kaygı ve korku mutlaka kötü değildir, her ikisi de doğru zaman ve doğru oranda uyum sağlayıcıdır. Korku; savaş ya da kaç reaksiyonları için temeldir ve korku doğru durumlarda hayat kurtarır. Şöyle ki ortamda gerçekten var olan tehlikeli bir durum söz konusu olduğunda kişinin kaçması ya da savaşması için gerekli enerjiyi sağlayan korkudur. Ancak bazı durumlarda enerjiye gerek olmadan fazlaca ateşlenir, yani ortamda bir tehlike olmamasına karşın kişi yüksek düzeyde korku yaşayabilir. Bu şekilde yaşanan korku durumu panik bozukluk olarak tanımlanır.

Panik bozukluk; belirli bir durumla ilişkili olmayan sık yaşanan panik ataklar ve bu panik atakların tekrar yaşanacağı endişesiyle karakterize olmuş bir bozukluktur. Panik atak; ani şiddetli bir endişe, dehşet, korkunç bir şey olacağı hissi ile birlikte en az dört diğer belirtiyi içermelidir. Bu belirtiler DSM 5’te şu şekildedir:

  • Çarpıntı, kalbin küt küt atması ya da kalp hızının artması
  • Terleme
  • Titreme ya da sarsılma
  • Soluğun daraldığı ya da boğuluyor gibi olma durumu
  • Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma
  • Bulantı ya da karın ağrısı
  • Baş dönmesi, ayakta duramama, sersemlik ya da bayılacak gibi olma duyumu
  • Titreme, üşüme, ürperme ya da ateş basması
  • Uyuşmalar (duyumsuzluk ya da karıncalanma duyumları)
  • Kişinin kendi bedeninin dışında olduğu hissini (depersonalizasyon) ya da dünyanın gerçek olmadığı duygusunu (derealizasyon) yaşama
  • Denetimi yitirme ya da çıldırma korkusu
  • Ölüm korkusu

Panik atak geçiren kişiye panik bozukluk teşhisi konulabilmesi için tekrarlayan panik atakların en az bir aydır yaşanmış olması ve başka panik atak olasılığına karşı duyulan endişe ile kişinin işlevselliğinde düşüş olması gerekir.

Yaygın olarak tek bir kez panik atak geçirme görülür. Ancak panik bozukluk daha az kişide gelişir. Özellikle ergenlik döneminde başlayan panik bozuklukla birlikte sık görülen depresyonun da olduğunu söylemek mümkündür. Kişinin hayatında yaşadığı tekrarlayıcı panik ataklar neticesinde oluşan işlev kaybı kişinin uyum problemi yaşamasına, hayatında bazı değişiklikler oluşmasına, sosyal anlamda kendini geri çekmesine vb durumlara sebep olasıyla panik bozukluk ile birlikte depresyon, sosyal kaygı bozukluğu gibi durumlarda görülebilir.

Kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülen panik bozukluğun sebeplerine bakacak olursak şunları söylemek mümkündür.

Sempatik sinir sistemi olarak bildiğimiz sistemde uyarılma ile korku devresinin yanlış ateşlenmesinden kaynaklıdır. Davranışsal olarak; içsel uyaranlara karşı koşullanmanın olduğu ileri sürülür. Yani kişi kaygıyı bedensel olarak yaşar ardından gelen panik atağı takip eden diğer ataklar sonucunda bedensel şekilde yaşanan belirtilere koşullanma olur. Bilişsel olarak ise bedensel duyumların felaketleştirilmesinden söz edilir. Örneğin kişi kap hızında bir artış yaşadığında bunu bir kalp krizi işareti olarak yorumlayabilir. Ve bu düşünceler kişinin kaygısını artıracak bu da daha fazla fiziksel duyumlar oluşturarak daha fazla felaketleştirme şeklinde bir kısır döngü oluşturacaktır.

Uzmanlar birçok rahatsızlıkta olduğu gibi panik bozukluk tedavisinde de sadece ilaç tedavisinin yeterli olmadığı görüşündeler. İlaç tedavisiyle paralel şekilde psikolojik tedavi alınmasını öneriyorlar.

Psikolojik tedavi yöntemlerinde yaygın olarak kullanılan yöntemlerden bahsetmek gerekirse şunlardan bahsedilebiliriz:

  • Psikodinamik tedavi: Panik atakla ilişkili duygu ve ifadeleri belirlemeye yönelik 24 seanstan oluşan tedavi yöntemidir. Panik ataklarla ilişkili olduğu düşünülen duygular için kişinin iç görü kazanması sağlanılır.
  • Bilişsel davranışçı tedavi: içerisinde birçok yöntem bulunan bu tedavi metodunda sıklıkla kullanılan yöntemler; maruz bırakma, panik kontrol terapisi, yanlış inançların düzeltilmesi, yerinde duyarsızlaştırma gibi yöntemler kullanılır.

Panik atak tek başına ruhsal bir bozukluk değildir. Panik ataklar, kaygı bozuklukları bağlamında ortaya çıkabileceği gibi diğer ruhsal bozukluklarda da (depresyon, madde kullanım bozuklukları vb) ve birtakım sağlık durumlarında da (kalp, solunum,mide vb) ortaya çıkabilir.

Tıpkı korkunun doğru durumlarda hayat kurtarabileceği gibi paralel tedavi yöntemleri de sizi panik bozukluktan kurtaracaktır.

Psikolojik Danışman
Nimet ATICI

Paylaş:

Etiketler:

Nimet Atıcı
Nimet Atıcı
Merhaba, ben Nimet Atıcı. Giresun Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunuyum.
Yorumlar
Yorum yaz...