SOSYAL FOBİ

Danışmanlık merkeziniz için veya sizin için özel tasarlanmış bir websiteniz olmasını ister misiniz?

SOSYAL FOBİ

Seslendiren: Ümmühan Gençer

Sosyal korkular, insanların sosyal durumlara uyum sağlayabilmek için yaşadıkları normal duygulardır (Schneier ve ark. 2002). Buna karşın sosyal fobi; utanma, sosyal ortamlarda başka kişilerce olumsuz değerlendirileceği ile ilgili yoğun korku duyma ve kaçınma davranışlarının sergilenmesidir (APA, 2013).

Sosyal fobi; akademik alanda başarısızlığa, sosyal yetersizliğe, yaşam kalitesinde düşmeye, erişkinlikte ekonomik bağımlılığa ve iş veriminde azalmaya yol açtığından ekonomik maliyeti yüksek olan bir bozukluktur ( Lipsitz ve Schneier 2000). Bunun yanında günlük yaşamın temel yapısını oluşturan aile ve akran ilişkilerini de büyük ölçüde etkilemektedir (Wittchen ve ark, 2000).

Sosyal fobinin etiyolojisi hakkında araştırmalar yapılsa da bu konu hakkında bilgilerimiz sınırlı düzeydedir. Bilişsel davranışçı kurama göre, sosyal fobinin en temel özelliği, kişinin çok güçlü bir biçimde çevresinde olumlu izlenim bırakma isteği duyması, diğer yandan da bunu gerçekleştirebilme yeteneğiyle ilgili belirgin güvensizlik hissetmesidir (Clark ve Wells, 1995).

Sosyal fobisi olan bireylerin 'daima düzgün konuşmalıyım', 'farklı bir şeyden bahsedersem benim aptal olduğumu düşünürler.' gibi ara inançları vardır. Tehlike altında hissettiklerinde bu inançları ortaya çıkar. Bu inançları 'sıkıcıyım', 'beni sevmediler' gibi düşüncelere benzer olumsuz otomatik düşünceler izler. Sosyal ortamlara girdiklerinde, beceriksiz davranacaklarına ve kabul görmeyeceklerine, sonunda da reddedileceklerine ve değer kaybı yaşayacaklarına inanırlar. Kişi, korkulan sosyal durum ile karşı karşıya geldiğinde, daha önceki yaşantılarına ve deneyimlerine ait olumsuz düşünceler nedeniyle tehlike algısını yaşamaya başlar. Bu tür bir tehlike algısı karşısında anksiyetenin somatik ve davranışsal belirtileri artık bizzat algılanan tehlike ve anksiyetenin kaynağı haline gelir. Ortaya çıkan rahatsız edici bedensel belirtiler ve sosyal olarak olumsuz değerlendirilme korkularına odaklanma nedeniyle temel sosyal ipuçlarını kaçırırlar. Kişi kendine odaklanır, çevreden ve asıl konudan uzaklaşır.

Sosyal fobisi olan bireyler olumsuz değerlendirileceklerine ilişkin düşünce ve inançlara kanıt bulmak için dikkatlerini seçici olarak olumsuz durumlara yoğunlaştırdıklarında ise kaygı düzeyleri artar (Dilbaz 1997; Türkçapar, 1999). Bilişsel davranışçı terapide sosyal durumlara yönelik maruz bırakma ve sosyal beceri eğitiminin eş zamanlı olması ile anksiyetenin azalması beklenmektedir. Bilişsel davranışçı terapinin hedefi aşırı düzeyde genelleştirilmiş ve felaketleştirilmiş sosyal korkular ile ilgili bilişleri hedefleyerek, göz teması kurma, konuşmayı başlatma ve sürdürme gibi sosyal beceri eğitimini ve bir terapist ile evde ya da bir grup ortamında rol oynama fırsatlarının oluşturulmasını sağlamaktır. Sosyal beceri eğitimi, bilişsel yeniden yapılandırma, problem çözme gibi yöntemleri içeren bilişsel davranışçı grup terapisinin ergenlerde yararlı olduğu gösterilmiştir (Albano ve ark. 1995, Hayward ve ark. 2000).  

Halil İSPİR

Psikolojik Danışman

Paylaş:
Klinik Psikolog Halil ISPIR
Klinik Psikolog Halil ISPIR

Merhabalar. Ben Psikolojik Danışman Halil İspir. Hasan Kalyoncu Üniversitesinden 2017 yılında Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünü 5 dönem (2.5 yıl )  içerisinde bitirerek mezun oldum. Şuan yine aynı üniversitede Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans yapmaktayım. 

Yorumlar
Yorum yaz...