Tv ve Videodan öğrenen Bebek: Video'nun Zararlı Etkisi

Bizi Instagram'da takip etmek ister misiniz?

Tv ve Videodan öğrenen Bebek: Video'nun Zararlı Etkisi
Çocuklar erken bebeklikte; ebeveynlerinin ve yaşça büyük kardeşlerinin izlediği programları izleyerek Tv ve Video izleyicilerine dönüşürler. Pek çok ebeveyn eğlence içerikli videoları ve programları hala bebekleri için açmaktadırlar. ABD'de 3 aylık bebeklerin yaklaşık %40'ı düzenli olarak bu programları izlemektedirler. Bu oran 2 yaşlarındakiler de %90'a yükselmektedir, bu dönemde ortalama izleme zamanı günde yaklaşık 1/2 ye yükselmektedir(Zimmerman, Christakis ve Meltzoff,2007). Ebeveynler bebeklerin birçok şeyi bu videolardan öğrendiklerini zannetselerde araştırmalar bebeklerin bu kaynaklardan tam olarak yararlanamayacağını göstermektedir. Başlangıçta bebekler insan videolarına, insanları direkt görmüş gibi tepki vermişlerdir. Gülmek, kol ve bacakları hareket ettirmek ve televizyonda ki bir yetişkinin hareketlerini taklit etmek gibi. Fakat bebekler, temsilleri gerçek şeylerle karıştırmaktadırlar. ( Barr,Muenter ve Garcia,2007;Marian, Neisser ve Rochat,1996). 9-19 aylık bebeklere çekici oyuncakların videoları gösterildiğinde 9 aylıklar, fotoğraflara yaptıkları gibi elleriyle ekranı keşfetmeye çalışmıştır. 19. aydan sonra, dokunma ve kavramanın yerini işaret etme almıştır(Pierroutsakos ve Troseth,2003). Ne var ki, bebekler videoda gördüklerini, gerçek duyumlara aktarmada zorluk çekerler. 2 yaşındakilerin bir çoğu yandaki odada bir oyuncağı saklayan yetişkini pencereden izlerken, diğerleri aynı olayı videodan seyretmişlerdir. Saklanan oyuncağı doğrudan izleyen durumda olanlar, oyuncağı kolayca bulurken, videodan izleyenler bulmakta zorluk çekmişlerdir (Troseth,2003;Troseth ve DeLoache,1998). Canlı gösteriden daha düşük performansa neden olan videodan izleme,video zarar etkisi olarak tanımlanır ve bu etki aynı zamanda 2 yaşındakilerin ertelenmiş taklit, kelime öğrenme ve amaca yönelik problem çözme becerilerinde de görülür (Deocampo, 2003; Hayne, Herbert ve Simcock, 2003; Krcmar,Grela ve Linn,2007). Video zarar etkisi için bir diğer açıklama ise 2 yaşındakilerin, bir video karakterini sosyal amaçlı bilgi veren bir kaynak olarak algılamamalarıdır. Videodaki yetişkin, oyuncağı nereye saklandığını söyledikten sonra bile, 2 yaşındakiler çok az sayıda bebek oyuncağı aramıştır (Schmidt,Crawley-Davis ve Anderson,2007). Buna karşılık, yetişkin,çocuğun karşısında durup aynı kelimelerle oyuncağı sakladığını söylemiş ve 2 yaşındakiler hemen oyuncağı bulup getirmişlerdir. Bebekler, videodan edindikleri bilgileri günlük yaşantıları yoluyla elde ettikleri bilgilere göre dikkate değer görmemektedirler;Çünkü insanlar onlara bakmamakta ve onlarla birlikte nesneler üzerinde bir ortak odak nokta üzerinden sohbet etmemektedirler. Bir çalışmada araştırmacalar, 2 yaşındakilere etkileşimsel bir video deneyimi yaşatmışlardır (iki kanallı kapalı devre bir video sistemi). Videoda ki bir yetişkin, çocukla 5 dakika bir etkileşimde bulunmuş, çocuğu ismi ile çağırmış, çocukla kardeşler ve hayvanlar hakkında konuşmuş, çocuğun cevap vermesini beklemiş ve onunla etkileşimsel oyunlar oynamıştır (Troseth, Saylor ve Archer,2006). Aynı yetişkini, etkileşimsel olmayan bir videodan izleyen 2 yaşındaki çocuklarla karşılaştırıldığında; etkileşimsel konumda olanlar bu kişinin oyuncağı bulmak için verdiği ipucunu kullanmakta çok daha başarılı olmuşlardır. 2 1/2 yaş civarında, videonun zararlı etkisi azalmaktadır. Tv seyretme zamanı 8-18 aylık bebeklerin dil gelişimi ile olumsuz yönde ilişkili bulunmuştur. Bebekler videoları algılarken, karmaşık bir görevle karşı karşıya kalırlar. Videoyu gerçekle karıştırmasalar da video imajları, gerçek nesneler ve insanlar arasındaki ilişkiyi zihinsel olarak nasıl temsil edeceklerini bilemezler. 2 yaşındakiler için video, direkt kameraya bakan karakterlerin zengin sosyal ipuçları ve yakın çekimleri ile zenginleştirilirse izleyenlere sorular yöneltirse ve duraklamalarla cevap vermeleri için cesaretlendirilirse, video eğitimsel bir araca dönüşebilir. Video programlarının tekrar tekrar izlenmesi de 2 yaş üstü çocukların video içeriği konusundaki kavrama gelişimlerine yardımcı olacaktır. (Anderson, 2004). BEBEKLER VE ÇOCUKLAR LAURA E. BERK Sonuç olarak yukarıda belirtilen yaş aralıklarında ki çocukların Tv, Tablet vb. gibi video oynatıcı araçlarda gördükleri nesnelere uzanmaları, onlarla konuşmaları, onlara dokunur gibi ekrana dokunmaları, çocukların videoda ki nesneleri canlı olduklarını zannetmelerindendir. Çocuklarımızın Psiko-Motor Duyuşsal ve Bilişsel anlamda bir bütün içerisinde gelişmesini arzu ediyorsak çocuklarımızın kalite dünyalarını, samimi, içten, kendilerini ifade etme olanağı sağlayan, başarı duygusunu tadan, özerkliğine saygı gösterilen, yapabileceği becerileri onların yerine yapmayan, sorumluluk duygusunu geliştirmeye yardımcı olan ebeveynler olabilmeye dikkat etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu yazımızı okuyan değerli okuyucularımdan çocukları olan ebeveynler var ise lütfen çocuklarımıza koskocaman sarılalım ve gözlerinin içlerine bakarak onları ne kadar çok sevdiğimizi yüksek bir ses ile dile getirelim. Çocuklarımız bizlerin aynasıdır.

Halil İSPİR Psikolojik Danışman

Paylaş:

Etiketler:

Klinik Psikolog Halil ISPIR
Klinik Psikolog Halil ISPIR
Merhabalar. Ben Psikolojik Danışman Halil İspir. Hasan Kalyoncu Üniversitesinden 2017 yılında Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünü 5 dönem (2.5 yıl )  içerisinde bitirerek mezun oldum. Şuan yine aynı üniversitede Klinik Psikoloji alanında yüksek lisans yapmaktayım.
Yorumlar
Yorum yaz...